15 Temmuz 2018 Pazar

İhtimal Ki - Şiir


İhtimal ki - Şiir

İhtimal ki şu an aynı anda
Gökyüzüne bakıyoruz;
İhtimal ki aynı anda
Kuşlara selam veriyoruz;

İhtimal ki aynı Türküyü
Dinliyoruz;
İhtimal ki aynı anda
Sıkılıyoruz;

İhtimal ki aynı anda çayımızı
Yudumluyoruz;
İhtimal ki aynı anda
Güneşin batışını seyredip,
Birini düşünüyoruz;
Tek fark
Sen başkasını,
Ben seni düşünüyorum.

Okuduğun için teşekkür ederim, kendine iyi bak.
Şiir oku, şiir yaz. Kimsenin seni üzmesine izin verme.

Paylaş:

12 Temmuz 2018 Perşembe

Üfürükçü Hoca - Şiir


Üfürükçü Hoca - Şiir

Sakalların yağlanmış üfürükçü hoca, ver elini öpeyim
Kaç para ediyor akbeh* yüzünü görmek, bakıp kabuslar göreyim.

Kabul et beni yoluna, bedmaye* yolda kendimi perişan edeyim
Senin gibi bende hayasızlık edeyim, suçu başkasında göreyim.

Kim demiş dinden para kazanılmaz, en büyük kanıtıdır üfürükçü hoca
Geceleri tesbih çekmez para sayar, ağzına ney vermeli çalsın üfürükçü hoca.

Taaffün* nefesiyle üflediğini devirir, kudretlidir nefesi
Taşkınlıktan yürüyemez, aşk-ı dünya* ile doludur kesesi.

Alem-i dünyayı* versen doymaz, açtır her zaman midesi
Her şeyi tamam, tek eksiği vardır hörgüçlü bir devesi.

Görsem üfürükçü hocamı yerlere yatar kaneme* ayaklarını öperim
Biri derse üfürükçü hocama cadı, o ahlaksızı kafir diye nitelendiririm.

Kendisi aç gözlüdür bana tersini yap der, hocamın gözünü seveyim
Kendisine kulluk yapmadığım için bana kafir der, geri çekil acizliğini göreyim.

Beş karısı var, kara kara düşünür: Bugün hangisine gideyim
Rüyasında para sayar, üfürükçünün izzet-i nefsini... Seveyim.

Not: Sadece dini para için kullanan
Dolandırıcılar için yazılmıştır.

Akbeh: En çirkin, çok çirkin.
Bedmaye: Ahlaksız.
Taaffün: Çürümüş kokuşma, leş kokusu.
Aşk-ı Dünya: Dünya aşkı.
Alem-i Dünya: Dünya alemi.
Kaneme: Kir, Yağdan gelen pis koku.
İzzet-i nefs: İnsanın vakar, şeref ve haysiyetini muhafaza etmesi.

Okuduğun için teşekkür ederim, kendine iyi bak.
Şiir oku, Şiir yaz, kimsenin seni kırmasına izin verme.

Paylaş:

11 Temmuz 2018 Çarşamba

Girdi Meclise - Şiir


Girdi Meclise - Şiir

Girdi meclise eşekler,
Saman yerine para yediler;
Girdi meclise Türk kanı akıtan;
Çocuk katilleri girdi meclise.

Türk’ün sesi oldu aciz köpekler,
Milletimin koltuğunda artık pinekler;
Meclise girdi milletimin kanını akıtan,
Paralarını benim milletim ödedi.

Adi köpekler olamaz benim milletim sesi;
Haram olsun meclisteki hayvanlara,
Benim milletimin parası;
Lanet olsun katillere destek veren zihniyetlere.

Utansın alçaklar benim milletimin koltuğuna oturmaya;
Milletimin parasıyla yedikleri ekmek midelerinde taş olsun;
Girdi meclise sahtekarlar,
Girdi meclise halkımı öldüren alçaklar.

16:57

Okuduğun için teşekkür ederim, kendine iyi bak.
Benim için değerlisin, kendine değer ver.
Paylaş:

10 Temmuz 2018 Salı

Bilmiyorum - Şiir


Seni tanısaydım bu kadar sever miydim?
Seni düşünerek sabahlar mıydım?
Gözlerinden, ellerinden bu kadar
Öpmek ister miydim?
Bilmiyorum.

Seni tanısaydım küçük fotoğrafına bakınca,
Canım böyle yanar mıydı?
Fotoğrafına bakıp şiir yazar mıydım senin için?
Bu kadar hisseder miydim
Varlığındaki yokluğunu;
Bilmiyorum.

Seni tanısaydım ister miydim
Yanaklarından akan yaşı silmek?
Özler miydim hiç duymadığım sesini?
Bana sarılsaydın sever miydim hayatı?
Bilmiyorum.

Seni tanısaydım sever miydim
Umursamaz tavırlarını?
Canımı verir miydim,
Tek bir gülüşün için?
Tutmak ister miydim,
O narin ellerini?
Bilmiyorum.

Seni tanısaydım gözlerinin anlattıklarını
Dinler miydim?
Derdini dert edinir miydim?
Bilmiyorum.

Seni tanısaydım masum gelir miydin
Yine bana?
Derdini dinlemek ister miydim?
Hayallerinle dalıp gider miydim?
Bilmiyorum.

Seni tanısaydım Türkü dinlemek
İster miydim seninle?
Şiirler yazmak ister miydim birlikte?
Seni bu kadar sever miydim?
Bilmiyorum.

06:47

Okuduğun için teşekkür ederim, kendine iyi bak.
Benim için değerlisin, kendine değer ver.
Paylaş:

7 Temmuz 2018 Cumartesi

Müşteri Hizmetleri


Müşteri Hizmetleri

M = Müşteri
M.H = Müşteri Hizmetleri

Müşterinin interneti sık sık gittiği için en sonunda dayanamayıp Müşteri Hizmetlerini arar. Çeşitli zorluklardan geçerek en sonunda müşteri hizmetlerine ulaşmayı başarır. Müşteri bütün gün müşterilerle uğraşmaktan beyni yanmış bir müşteri hizmetçisiyle karşılaşır. 

M: Alo, Salemun Aleyküm
M.H: ve aleykümselam ve rahmetullahi ve berekatuhu esselamu aleyna ve ala iba dilla hissalihiyn eş..
M: Aloo, ne diyosun kardeşim?
M.H: Pardon beyefendi bi an kendimi kaptırmışım. Buyrun sorununuz neydi?
M: Benim internet gidip geliyor
M.H: Gidip mi geliyor, Gelip mi gidiyo
M: Ne diyon ya?
M.H: Beyefendi burası çok önemli bakın, internetiniz gidip mi geliyor, gelip mi geliyor.
M: Ya kardeşim manyak mısınız ya? Gidip geliyor
M.H: Tamam modeminizin yanına gidin şimdi
M: Gittim
M.H: Fişten çıkartın modemi içinizden ona kadar sayın tekrar takın
M: Böyle saçma iş mi olur ya
M.H: Ya sen dediğimi yapsana, ama bak ona kadar say yavaş yavaş.
M: Yaptım hala aynı internet yok
M.H: ya sen hızlı saymıştırsın. Çıkart ona kadar say tekrar tak.
M: Kardeşim dalga mı geçiyosun anlamadım ki? Arza kaydı oluşturmak istiyom ben.
M.H: Niye arza kaydı oluşturmak istiyosunuz?
M: İnternet bozuk ya o yüzden olabilir mi?
M.H: Gelip mi gidiyodu, gidip mi geliyodu?
M: Gidip geliyodu
M.H: Tamam beyefendi, güvenliğiniz için şimdi size birkaç soru soracağım?
M: Buyrun sorun artıkta bitsin şu iş
M.H: Hazır mısın?
M: Hazırım yolla
M.H: Tc numaranızın son iki rakamı?
M: 5 4
M.H: Annenizin kızlık soyadının son iki harfi?
M: E N
M.H: Babanenizin halasının ismi?
M: Şerife
M.H: Ahırdaki tosunun ismi
M: Esmer, annem hep esmerim diye sever
M.H: Az kuru?
M: Az pilav
M.H: Ölürüm?
MTürkiye'm
M.H: Nereye baş koymuşum?
M: Türkiye'min yoluna
M.H: En son gittiğin düğün?
M: Hakkı abinin oğlunu düğünü
M.H: Fındığın kilosu?
M: 8,50 lira
M.H: Bu fasulye?
M: 7,50 lira
M.H: Peki Ayşe'nin iki tane topu var bunların bir tanesini…
M: Kardeşim ne diyosun ya! Hadi artık oluştur şu hasar kaydını.
M.H: Tamam ya ne bağırıyosun altı üstü şurada iki soru sorduk yani
M: Tamam hadi oluştur
M.H: Tamam oluşturdum
M: Hadi görüşürüz.
M.H: Görüşürüzz kendine iyi bak… Modemi aç kapa tekrar, belki düzelir içinden ona kadar saymayı unutma ama. Hadi öptüm görüşürüz.
M: Hadi bende öptümm, selam söyle babangillere

Okuduğun için teşekkür ederim, kendine iyi bak.
Benim için değerlisin, kendine değer ver. 
Paylaş:

6 Temmuz 2018 Cuma

Ey Türk Milleti - Şiir


Ey Türk Milleti - Şiir

Ey Türk Milleti yüksel!
Senin yerin ancak göklerdedir.

Ey Türk Milleti yüksel!
Senin amacın ancak yükselmektir.

Ey Türk Milleti yüksel!
Seni yaratan Allah’ın adıyla yüksel.

Ey Türk Milleti yüksel!
Alçaklık senin yerin değildir.

Ey Türk Milleti yüksel!
Sen ki dünyaya yükselmek için geldin.

Ey Türk Milleti yüksel!
Ataların gibi senin de yerin orası.

Ey Türk Milleti yüksel!
Yüksel ki gördüm alem heybetini.

Ey Türk Milleti yüksel!
Özünü benimse tanı, seni yaratan yaratanı.

Ey Türk Milleti yüksel!
Senin görevin daima yükselmektir.

Ey Türk Milleti yüksel!
Hayal kırıklığına uğratma atalarını.

Ey Türk Milleti yüksel!
Damarında akan asil kanla yüksel.

Ey Türk Milleti yüksel!
Engelleri yırtarak, aşarak yüksel.

Ey Türk Milleti yüksel!
Tarihini unutmadan yüksel!

16:48

Okuduğun için teşekkür ederim, kendine iyi bak.
Kendine değer ver, dert etme şiir oku, şiir yaz.



Paylaş:

5 Temmuz 2018 Perşembe

Sen Kimsin?


Sen Kimsin?

Lise sona giden Mert, Cengiz’in sevgilisine mesaj atar. Cengiz’in sevgilisi ise “Benim sevgilim var” demek yerine hemen Cengiz’e söyler. Bunu öğrenen Cengiz sinirlenir, birazda sevgilisinin gözüne girmek için ve onun gözünde sert biri gibi görünmek için Mert’e “Yarın okul çıkışı parka gel, senin ağzını burnunu kıracam. Adamsan tek gel” yazar. Mert ertesi sabah okula gitmeden önce mesajı görür. Okula gidip durumu arkadaşlarına anlatır. Toplaşır okul çıkışı parka giderler. Cengiz de tek gelmemiştir.

Mert: Adamsan tek gel demiştin ama sende adam toplayıp gelmişsin.
Cengiz: Ya o kadar gelmeyin dedim ben onlara seviyolar işte beni ben istemesem de geldiler.
Cengiz’in arkadaşı: Abi benim halı saha maçım vardı ne güzel, sen zorladın beni gel gel diye. Ben gidip güzel güzel top oynayacaktım. Ne işim var benim kavgayla ya.
Cengiz: Olum bir sus ya, bir sus! Ya zaten bunlar geldi, izlemeye geldi. Kavgaya karışmayacaklar. Hem sen niye adam toplayıp geldin, adam değil misin sen?
Mert: Ya karıştırma şimdi oraları. Napsaydım dazlak gibi gelse miydim?
Cengiz: Bırak ya Allah aşkına adam olsan tek gelirdin.
Mert: Olum kafayı mı yedin? Sende adam toplayıp gelmişsin.
Cengiz: Bırak şimdi sen onu, benim kıza niye mesaj atıyon?
Mert: Sevgilin olduğunu bilmediğim için yazdım, bilseydim sevgilisi olduğunu yazmazdım.
Cengiz: Tanımadığın kıza niye mesaj yazıyosun olum?
Mert: Sen bu kızla tanışmak için mesaj atmadın mı?
Cengiz: Attım.
Mert: eee o zaman, bende tanışmak için yazdım işte. Tanıdığım birine tanışmak için mesaj atmak mantığa uyuyo mu?
Cengiz: Doğru uymuyo
Mert: Uymuyo tabi abi, şimdi akıl var mantık var.
Cengiz: Ama benim seni dövemem lazım ya, kıza o kadar dedim, onun ağzını burnunu kırcam diye.
Mert: Lan bi git işine ya, manyak mısın nesin?
Cengiz: Lanlı lunlu konuşma doğru konuş lan.
Mert: Sen önce şu elini indir. Nasıl konuşacağımı sana mı soracam lan, he?
Cengiz: Asıl sen şu elini indir, sen benim kim olduğu mu biliyon mu?
Mert: Asıl sen benim kim olduğu mu biliyon mu lan?
Cengiz: Yoo nerden bilecem, kimsin lan sen?
Mert: Mert Terzi ya, buralı değiliz. Lisede okuyom.
Cengiz: Terzi, terzi… nerelisin sen ya?
Mert: Ordu
Cengiz: hadi, neresinden?
Mert: Fatsa
Cengiz: Haydaa, kimlerden?
Mert: Terzilerden işte
Cengiz: Mustafa Terziyi tanıyon mu?
Mert: Kuzenim.
Cengiz: Eviniz var mı Ordu’da?
Mert: Var.
Cengiz: Nerde
Mert: Mustafaların aşağısında bi bakkal var, onun hemen altında.
Cengiz: Lan yoksa Ahmet abinin oğlu musun sen?
Mert: Evet de sen kimlerdensin
Cengiz: Bizde o bakkalın az üste oturuyoz, bayraklılardanız bizde.
Mert: Hadi canım, harbi mi lan
Cengiz: Harbiden.
Mert: Vay be uzun zamandır görmüyoz birbirimizi unutmuşuz.
Cengiz: Aynen ya, gel bi sarılayım sana.
Mert: Gel gel, hemşerim ya…
Cengiz: Biz buraya niye gelmiştik ya?
Mert: Valla bende hatırlamıyom.
Cengiz: İyi hadi dağılalım o zaman.
Mert: Hadi ben kaçtım, kendine iyi bak.
Mert’in arkadaşı: ulan kavga var dediniz, son paramı da kavga izlemek için çekirdeğe verdim. Gelin bari şunu bitirelim.

Okuduğun için teşekkür ederim, kendine iyi bak.
Kendine değer ver, benim için değerlisin.
Paylaş:

4 Temmuz 2018 Çarşamba

Sen Ne Anlarsın?


Sen Ne Anlarsın?

Cevdet ve Tahir kahvehanede oturuyorlardı. Cevdet tarla sahibi bir adamdı, her sene bu tarladan üç tona yakın fındık topluyordu. Fındık zamanı yaklaşmıştı, bunun üzerine konuşuyorlardı.

Cevdet: Bu sene bahçedeki otları misinaya vurmayacam, ot ilacı atacam.
Tahir: Abi aman diyim fındığa zarar verir ot ilacı.
Cevdet: Ne zarar verecek, benim tanıdıklarım var ot ilacı atan. Bende bu sene atacam ot ilacı. Uğraşamam misinayla.
Tahir: Bence atma, kendin yapamıyosan birini tut o yapsın misinayı. Valla fındığı da kurutursun.
Cevdet: Sanki ziraat mühendisiymişin gibi konuşuyon. Senin tarlan da yok sen ne anlarsın?
Tahir: Abi ben ziraat mühendisi olmasam da ziraat okudum. Biliyom az çok.
Cevdet: Okudun da sanki bişey öğrendin. Ben senden daha iyi bilirim.
Tahir: İyi abi ben diyim yine de fındık senin, tarla senin sen bilirsin.

O haftanın Cuma günü, Cuma namazı kılınmış Tahir’le Cevdet caminin bahçesinde bankta oturuyordu. Cevdet’in beli ağrıyordu. Bunun üzerine konuşuyorlardı.

Cevdet: Yav şu belim kaç gündür çok ağrıyo. Bugün benim eniştenin bir tanıdığı varmış ona gidecem gösterecem.
Tahir: Eniştenin tanıdığı doktor mu?
Cevdet: Yo ne doktoru. Doktorlar sanki bir şey biliyolar.
Tahir: Bilmediğin birine gidip de beline bir şey yaptırma. Fıtık vardır, felç kalırsın valla. Git doktora doktor anlar ne olduğunu.
Cevdet: Sen ne anlarsın. Eniştemin tanıdığı adam fıtığı bile halleder.
Tahir: Bunu anlamak için çok bir şeye ihtiyaç yok. Akıl var mantık var. Doktor olmayan birine sağlığını nasıl emanet edersin.
Cevdet: Ya bırak. Tamam muhabbeti kapat.

O gün Cevdet eniştesinin tanıdığına gitti. Fakat adamın işi olduğu için sözde tedaviyi bir hafta uzattılar.

Bir gün sonra Tahir elinde ekmek eve gidiyordu. Cevdet arkasından seslendi, yanına gitti. Birlikte yürümeye başladılar. Cevdet’in çocuğu birkaç gündür kötü rüya görüyordu, bunun üzerine konuşmaya başladılar.

Cevdet: Benim oğlan birkaç gündür kötü rüya görüyomuş. Onu bir ara hocaya götürecem.
Tahir: Ne hocası abi, götür bir psikoloğa çocuğun psikolojisi bozulmuştur. Hoca nerden anlasın neden kötü rüya gördüğünü.
Cevdet: Öyle deme lan, çarpılırsın valla. Çocuğa üç harfliler dadanmıştır belki. Hoca bakar söyler.
Tahir: Abi bu hocalar para avcıları. Gidersin bir sürü para verirsin, soyarlar adamı.
Cevdet: Olum sus çarpılacan. Ne para avcısı, adamlar hemen çözüyo işi. Geçen benim eniştenin kardeşinin oğlu öyle kötü rüyalar görmeye başlamış, gitmişler hocaya hemen çözmüş hoca.
Tahir: Ya abi bırak şu işleri, sen dediğimi yap. Git götür psikoloğa eğer geçmezse tekrar götürsün hocaya.
Cevdet: Bende sana anlatıyorum ya. Sen ne anlarsın?
Tahir: Abi madem anlamıyorum bir daha anlatma bir şey.
Cevdet: Tamam lan alınma hemen.

Bir hafta sonra Cevdet’in beli felç kaldığından evde yatalak yatıyordu. Tahir geçmiş olsuna gitti.

Cevdet: Tarlaya ot ilacı attım fındıklar hep kurudu, seni dinlemedik götürdük çocuğu üfürükçü hocaya soydu soğana çevirdi bizi, çocuk hala kötü rüyalar görüyo, bel ağrısı için gittik eniştenin tanıdığına adam belimi tuttu muttu beni kaldırdı derken beldeki fıtık da patladı. Her şey üstü üste geldi valla.
Tahir: Her şey üst üste gelmedi abi. Tedbirini almadın, düşünmeden hareket ettiğin için oldu tüm bunlar.
Cevdet: Fındık kurudu, bildiğin bir ilaç falan var mı? Düzeltelim şu fındığı.
Tahir: Abi şu halde bile tarlayı düşünüyosun ya helal olsun valla, hem ben ne anlarım tarladan?

Tahir bu sözü söyledikten sonra kalktı “Hasta ziyareti kısa olur hadi bana müsaade” dedi. Evden çıktı.

Okuduğun için teşekkür ederim, kendine iyi bak.
Kendine değer ver, benim için değerlisin. 
Paylaş:

3 Temmuz 2018 Salı

Yedi(Se7en) Film İncelemesi


Yedi(Se7en) Film İncelemesi

Film Adı: Yedi 
Film Orijinal Adı: Se7en
Süre: 2 Saat 7 Dakika
Yönetmen: David Fincher
Yazar: Andrew Kevin Walker
Tür: Drama/Suç Film
Ülke: ABD - 1995
Türkiye Vizyon Tarihi: 16 Şubat 1996
Renk: Renkli
Dil: İngilizce
Imdb
SIRALAMASI VE ÖNEMİ: 23

Imdb Puanı: 8,6/10
Sinemalar.com Imdb Puanı: 8,8/10
Beyazperde Imdb Puanı: 4,5/5
Benim Puanım: 4/5

BAŞROLLER: Morgan Freeman(Somerset) - Brad Pitt (Mills) - Kevin Spacey(John Doe)

Filmin Konusu

İlk başlarda sadece bir cinayet gibi görünen iki olay daha sonra aslında planlanmış cinayetler olduğu anlaşılır. Yakında dedektifliği bırakacak olan Somerset ve onun yerine gelen Mills bu olayı çözmeye başlarlar. Hristiyanlık inancına göre yedi öldürücü günahları işleyen insanların öldürüldüğünü anlarlar. Bu günahlar: Oburluk, Aç gözlülük, Tembellik, Öfke, Kibir, Şehvet ve Kıskançlıktır. Yani iki cinayetten sonra beş cinayet daha kalmıştır. Bu cinayetleri işleyen John Doe çok yetenekli ve akıllıdır. İki yetenekli dedektif, yetenekli bir katili yakalamaya çalışırlar.

Yedi(Se7en) Film İncelemesi

Film Hakkında Düşüncelerim

Uzun süredir izlemeyi planladığım bir filmdi ve sonunda izledim. Beklentimin üzerinde bir filmdi. Morgan Freeman’ın güzel oyunculuğuyla film başka bir mertebeye yükselmiş. Morgan Freeman’ın oynadığı her filmde ondan anlamlı sözler duymayı bekleriz, bu filmde de beklentimiz karşılanıyor. Brad Pitt’in de güzel oyunluğu vardı, hele ki son sahne de verdiği tepki gerçekten bir ustalıktı, gerçek bir oyunculuktu. John Doe için Kevin Spacey’den başkasını oynatsaydılar çok kötü olurdu, tam adamını oynatmışlar. Oyunculuğunu çok beğendim, o da filmde gerçekten bir oyunculuk sergiliyor ve soğuk kanlılığı, mantıklı konuşmaları ve zekası insanı büyülüyor. Filmin hikayesi güzel, oyucular yetenekli, filmde sırıtan bir yer yok, sıkan bir bölüm yok. Morgan Freeman bir sahnede kütüphaneye gidip araştırma yapıyor, normalde böyle sahnelerde insan sıkılır fakat öyle bir ustalıkla yapılmış ki sıkılmadan izleniyor. Tek kötü olan filmin biraz daha uzun olmaması ve biraz daha ayrıntılı olmamasıydı. Filmin sonu da çok şaşırtıcı ve etkileyicidir.

Yedi(Se7en) Film İncelemesi

Alıntılar

“Kadınlar tecavüze uğradıklarında “imdat” diye bağırmamalılar “yangın” diye bağırmalılar. “İmdat” diye bağırırlarsa kimse gitmez ama “yangın” diye bağırırlarsa herkes gider.” John Doe

“İnsanların dikkatini çekmek için onların omuzlarına dokunmanız artık yeterli değil. Onlara bir balyozla vurmanız gerekiyor.” John Doe

Ernest Hemingway, ‘Dünya güzel bir yer ve de uğruna savaşmaya değer’ demiş. Ben cümlenin ikinci yarısına katılıyorum.” William Sommerset

“Günahkarları günahlarıyla yüzleştirdim” John Doe

” Her sokak köşesinde, her evde, ölümcül bir günah görüyoruz ve hoş görüyoruz. Hoş görüyoruz çünkü sıradan, çünkü olağan. Sabah, öğle ve aksam hoş görüyoruz. Hayır, artık olmaz. Ben örnek oluyorum ve yaptığım şey şaşırtacak, incelenecek ve izlenecek… Sonsuza dek…” John Doe

Alıntılar Kaynakça: https://www.replikler.org/se7en-yedi-replikleri/

Okuduğun için teşekkür ederim, kendine iyi bak.
Bol bol film izle, insanların kalbini kırmasına izin verme! (Bu mesaj sadece iyi insanlar için yazılmıştır.)
EleştirmenAdam

Paylaş:

Google+

Takip Et

Günün Sözü

Yemek bedenin, açlık ruhun gıdasıdır.

Öne Çıkan Yayın

İhtimal Ki - Şiir

İhtimal ki şu an aynı anda Gökyüzüne bakıyoruz; İhtimal ki aynı anda Kuşlara selam veriyoruz; İhtimal ki aynı Türküyü Dinliyor...

Bu Hafta En Çok Okunanlar

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Sinan Acar. Blogger tarafından desteklenmektedir.