13 Aralık 2017 Çarşamba

Anayurt Oteli | Yusuf Atılgan

Anayurt Oteli - EleştirmenAdam

Bugün kitap inceleme makalemde Yusuf Atılganı - Anayurt Oteli kitabını inceleyeceğim. İçeceğini, çerezini al ve keyifle oku.

Hayatımda bu biçimde yazılmış bu kadar ayrıntıya giren bir kitap ilk defa okudum. Kitabı okurken başka bir şey düşünemiyorsunuz çünkü kitapta o kadar ayrıntı var ki hepsi gözünüzün önüne geliyor ve kitaba dalıp gidiyorsunuz. Kitabı okurken sanki film izliyormuşum gibi geldi. Romandaki olaylar yaşanırken sanki bende oradaymışım gibi okudum. Romanın kahramanı Zebercet’in içtiği sigaranın dumanından bende yararlandım, oturduğu bankta konuştuğu adamın yanında sanki bende oturuyordum hatta Zebercet kendini asarken bende bir sandalyede oturup onu izliyordum sanki.

Otel Zebercet'e(Otelci-Asıl Karakter) kaldıktan sonra tekdüze bir hayat yaşamaya başlıyor. Her gün, her hafta aynı şeyi yapıyor. Cinsel arzusunu da otelinde çalışan ortalıkçı kadınla gideriyor. Fakat ortalıkçı kadının uykusu derin olduğu için fark etmiyor bile. Zebercet hayattın da hiç aşk yaşamamış ve ot gibi yaşayan bir insan kısaca. Bir gün gecikmeli Ankara treniyle otele bir kadın geliyor ve bir gün kalıp gidiyor. Giderken de Zebercet'e bir hafta sonra geleceğini söylüyor. Zebercet bu kadından etkileniyor ve kadını beklemeye başlıyor fakat kadın bir daha hiç otele gelmiyor. Zebercet bu olaydan sonra ruhsal çöküşe geçiyor ve ortalıkçı kadını boğarak öldürüyor. Daha sonra Zebercet değişime uğramak için çabalıyor, üstüne başına yeni şeyler alıyor, berberini değiştiriyor, meyhaneye gidiyor, horoz dövüşü izlemeye gidiyor ve bir çocukla sinemaya gidiyor. Sinemadan sonra çocuğu oteline onunla kalması için çağırıyor fakat çocuk reddediyor. Bir gün bankta otururken bir adamla konuşuyor daha sonra karşıda oturan oteline ara sıra gelen hayat kadınının yanına gidip onunla gelmesini söylüyor kadın ona otele gidip onu beklemesini söylüyor. Otele gidiyor Zebercet fakat o kadın da gelmiyor ayrıca Zebercet sinemaya gittiği çocuğu bulmaya çalışıyor ve bulamıyor. Zebercet artık hayata dayanamayıp kendini, doğduğu odasında asıyor.

kısacası Zebercet çöküşe geçen hayatını kurtarmak için değişime uğramaya çalışıyor fakat yaptığı şeyler onu daha çok çökertiyor. Daha fazla dayanamayıp kendini asıyor.

Zebercet’in hayatı meyhanede duyduğu bir söz gibiydi “Ne Ölü Ne Sağ” ama artık o sadece bir ölü.

Ben bu kitabı güzel bir psikoloji romanı olarak görüyorum. Yıllardır tekdüze yaşan bir insanın, yavaş yavaş çöküşündeki psikolojisini öğrendim bu romanla. Ayrıca yukarda da belirttiğim gibi roman çok akıcı bir dille yazılmış.

Ayrıca:
Bu kitabı okuyup, asıl verilmek istenen mesaj yerine başka şeyler anlayıp, terbiyesizce yorum yapanlara acıyorum.

Okuduğun için teşekkür ederim, kendine iyi bak.
Benim için değerlisin.
-EleştirmenAdam


Diğer yazıları kaçırmamak için isterseniz yukarı sağdaki abone ol butonuna tıklayıp mail adresinizi yazabilirsiniz. isterseniz de: sağ üstteki, üst üstte üç çizgi olan(Menü) olan yere tıklayın. açılan yerde isterseniz takip edin isterseniz izleyici kısmında yazan izleye tıklaya bilirsiniz.
Paylaş:

0 yorum:

Yorum Gönder

Google+

Takip Et

Günün Sözü

Yemek bedenin, açlık ruhun gıdasıdır.

Öne Çıkan Yayın

Ara Veriyorum

Merhaba ben Sinan Acar. Liseden bu sene mezun oldum ve meslek lisesi okuduğum için gerek okul ve gerek staj yaparken üniversite sınavı...

Bu Hafta En Çok Okunanlar

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Sinan Acar. Blogger tarafından desteklenmektedir.