17 Ocak 2018 Çarşamba

Karanlıktaki Adam Bölüm:4

Karanlıktaki Adam
EleştirmenAdam
Not: Bu yazı Paul AUSTER'in kitabından alıntı değildir. Bizzat EleştirmenAdam tarafından yazılmıştır.
Keyifli Okumalar dilerim.
Bölüm:1 Tıkla
Yaklaşık bir hafta geçmişti. Bir haftadır Melek, benim ile yaşıyordu. Adı gibi kendisi de melek gibiydi. Melek bir hafta önce kurtardığım kadındı, korktuğu için eve gitmek istemiyordu. Bende istediği kadar benimle kalabileceğini söyledim. Artık bir hafta önceki gibi, umursamaz, sert, öfkeli, dertli, unutkan ve sorumsuz bir insan değildim. Melek, benle yaşadığından beri; sabahları erkenden kalkıyorum, akşamları erkenden uyuyorum, sigarayı azalttım, bara gitmeyi bıraktım. İçimdeki bütün sıkıntılar gitti.

Ona baktıkça, bu pis dünyada bu kadın gibi bir melek nasıl yaşıyor diye soruyorum kendime, o kadar güzel, o kadar masum ki ona dokunmaya kıyamıyorum. Sabahları erken kalkıp, markete gidiyorum, kahvaltılık bir şeyler alıp eve geliyorum. Kahvaltıyı hazırlayıp, yanağından öpüp onu kaldırıyorum. Bir gün kahvaltı yaparken: biz sevgili miyiz? Diye sormuştu. Hiçbir şey demeden gözünün içine bakmıştım. Evet diyemezdim biz sevgiliyiz diyemezdim çünkü o, bir sevgiliden daha öteydi benim için. Sevgilim demem küçük görünürdü. O hayatımı bir haftada değiştiren kadındı. Unutkanlık hastalığım onun sayesinde geçmeye başlamıştı, her gün ilaçlarımı hatırlatıyor, içmek istemediğimde zorla içtiriyordu. Bana birde defter almıştı, önemli anılarımı yazmamı bu şekilde onları asla unutmayacağımı söyleyip vermişti. Hep onu yazmıştım deftere, benim en güzel anım oydu çünkü.
Ben küçük yaşta annemi kaybetmiştim ve hiçbir kadın bana ilgi göstermemişti, hayat kadınları bile yüzüme tükürüp, hakaret etti ama Melek beni seviyor, beni sevdiğini söylüyor. Bana iyi davranıyor. Bazı günler ben uyanamadığımda beni öperek kaldırıyordu.

Bugün hava güneşli, onu dışarıya çıkaracağım. Bu pis mahalleden biraz da olsa uzaklaşacağız bugün. Melek'e bugün onu, pikniğe götüreceğimi söyledim. Gülümsedi, koşarak gelip sarıldı. Onu bu halde görmeliydiniz. Bir çocuk gibi sevinmişti, o böyle sevindiğinde, dünyaya ceza olarak gelen bir meleği güldürmüş, sevindirmiş gibi seviniyordum.

Ona hazırlanmasını söyledim. O, hazırlanırken bende yiyecekleri hazırladım. Hazırlanıp yanıma gelip, yanağımdan öptü. Güzel, çiçekli bir elbise giymişti, yine her melek gibiydi. Hazırladıklarımı arabanın bagajına koydum, arabaya bindik, fakat bir sorun vardı. Ben piknik yapılacak hiçbir yer bilmiyordum. Daha doğrusu bu mahalle ve ara sıra çıktığım tepeden başka bir yer bilmiyordum. Melek'e Sordum, o da bilmiyordu. Mahalleden çıktık, mahalleden çıktığımızda içimdeki en küçük kalan karamsarlık da içimden çıkmıştı. Arabanın penceresini açtım, temiz hava arabanın içine doldu. Arabayı ağaçlık olan bir yere çektim. Yere, kilim serdik ve hazırladığım yemekleri; birbirimize hikayeler anlatarak, gülerek, eğlenerek yedik. Yemeği yedikten sonra birlikte yan yana yatıp gök yüzünü seyrettik. Bana küçükken yaşadığı anılarını anlatıyordu. Sesi çok güzeldi, her söylediği harfte ona biraz daha aşık oluyordum.

Akşam üstüne doğru, toparlanıp tekrar mahalle yoluna koyulduk. Oraya tekrar dönmek istemiyordum, hayatımda ilk defa mahallenin dışına çıkmıştım. Bir gün bir yolunu bulup Melek’i de alıp bu mahalleyi terk edecektim. Mahallenin sınırlarına girdiğimizde içime yine o küçük sıkıntı girdi. Evin önüne geldik, arabayı park ettim. Eve çıktık, Melek, ikimizde kahve yaptı. O yatağa uzandı kitabını okumak için, bende gıcırtılı sandalyeme kuruldum, kitabımı açıp okumaya başladım.


Eskiden kitap okurken hiçbir şey hissetmezdim artık; hissederek, görerek okuyorum. Vakit epey geç olmuştu. Mozart açıp onun yanına uzandım. O, uyuyordu bende sırt üstü dönüp tavana bakarak uykuya daldım.

Okuduğun için teşekkür ederim, benim için değerlisin.
Kendine iyi bak, kendine değer ver. EleştirmenAdam.
Paylaş:

4 yorum:

  1. başarılar diliyorum blog yazılarınızda :)

    YanıtlaSil
  2. Çok güzel yazılmış bir hikaye akıcılığın olmasıda sürüklüyor insanı :) teşekkürler yazınız için:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim, Yorumunuz İçin bende teşekkür ederim.

      Sil

Google+

Takip Et

Günün Sözü

Yemek bedenin, açlık ruhun gıdasıdır.

Öne Çıkan Yayın

Ara Veriyorum

Merhaba ben Sinan Acar. Liseden bu sene mezun oldum ve meslek lisesi okuduğum için gerek okul ve gerek staj yaparken üniversite sınavı...

Bu Hafta En Çok Okunanlar

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Sinan Acar. Blogger tarafından desteklenmektedir.