29 Mart 2018 Perşembe

Çağdaşlık

Çağdaşlık
EleştirmenAdam - Çağdaşlık


Hastanenin bir bölümünde şık giyinmiş bir adam üzerinde pahalı eşyalar olan karısıyla yan yana oturuyor. Tam karşılarında sakallı, bol giyinmiş bir adam ve yanında çarşaflı karısı oturuyor. Onların yanında ise standart bir şekilde giyinmiş bir adam oturuyor. Şık giyinmiş adam, karşısındaki karı-koca için karısına dönüp “şunlara bak sanki dağda yaşıyoruz, yobaz” dedi. Karısı da karşılık olarak cevap verdi “yanındaki karısına bak sanki Arabistan’da yaşıyoruz” dedi. Fakat bunları derken üzerindeki giysilerin başka bir halka ait olduğunu bilmiyor gibiydi. Şık giyinmiş adam karsının bu sözlerine katılarak “kapkara giyinmiş, yaratık gibi, sadece gözleri görünüyor” dedi gülerek. Kocasının bu sözleri karısına da çok komik geldi ve sesli bir şekilde güldü. Bu şık giyinmiş karı-koca konuşurlarken karşısındaki karı-koca ve onların yanında oturan adam da duymuştu. Standart giyimli adam, yanındaki sakallı adama sinirlendi mi diye göz ucuyla baktı fakat adam çok sakindi önüne bakıyordu. Sakallı adamın karısı, kocasının aksine alınmış gibiydi. Standart giyimli adam, sakallı adamın bu sakinliğine hayran kaldı, içinden “ben olsaydım, şimdiye kadar bu pis adamın dersini vermiştim” diye geçirdi. Şık giyimli adamın yüzlerce lira verip aldığı parfümü, sakallı adamın sürdüğü misk bastırmıştı. Şık giyinmiş adam bir yandan kıskanarak, bir yandan da sinirlenerek karısına dönüp: öf, çok pis bir şey koktu dedi. Karısı da yanıt olarak “evet hayatım pis bir şey koktu” dedi. Bunları derlerken karşıdaki karı-kocaya bakıyorlardı. Bu sırada sakallı adamın sırası geldi, ayağa kalktığında karşısındaki şık giyinmiş adam kendini tutamayarak “birde lastikle gelmiş” dedi ve güldü. Karısı da aynı açık sözlülükle “karısı da aynı şekil gelmiş” diyerek güldü. Standart giyinmiş adam hafiften sinirlendi, yine göz ucuyla sakallı adama baktı. Sakallı adam hiç sinirlenmemişti, doktorun odasına girdi. Standart giyinmiş adam yine hayretler içinde kaldı. Sakallı adamın karısı yalnız kaldı. Bunu bir fırsat gibi gören şık giyinmiş kadın çarşaflı kadının yüzüne bakarak “onun içinde rahat nefes alabiliyor musun?” diye alaylı bir şekilde sordu. Çarşaflı kadın gözlerini yerden kaldırarak şık giyinmiş kadının gözlerinin içine baktı ve evet anlamında kafasını salladı. Birinci sorunun hemen arkasından şık giyinmiş kadın bir soru daha sordu “peki bu sıcakta onun içinde yanmıyor musun, pişmiyor musun?” çarşaflı kadın hayır anlamında kafasını salladı. Şık giyinmiş kadın güldü. Bir soru daha sordu “böyle giyinmeyi sen kendin mi istedin yoksa o, yobaz kocan mı istedi? “Diye sordu. Çarşaflı kadın bu sefer cevap vermedi. Bir yanıt bekleyen şık giyinmiş kadın sinirlenerek “dilini mi yuttun” diyerek biraz sert çıkıştı. Şık giyinmiş adam karısına “hayatım bırak şu kadını, eğitimsiz bir kadına benziyor. Kim bilir konuşmayı bile bilmiyordur.” Diye ekledi. Bu sırada sakallı adam doktorun odasından çıktı. Çarşaflı kadın, karşısında oturan karı-kocanın, kocasına diktikleri ezici bakışları gördü. Artık dayanamayıp ağlamaya başladı “bizim sizden farkımız ne, biz hayvan mıyız?” diyerek göz yaşlarına boğuldu. Sakallı adam cebinden çıkarttığı temiz bir mendille karısının göz yaşlarını sildi ve yanına oturdu. Karısı da adamın omuzuna başını yaslayıp ağlamayı bıraktı, fakat hıçkırıklarını tutamıyordu. Karşısındaki şık giyinmiş adam, çarşaflı kadının biraz önce ağlarken sorduğu soruya cevaben “siz çağın gerisinde yaşıyorsunuz, cahilsiniz. Araplar gibi çarşaf ve şalvar giyiyorsunuz. Yobaz ve dağlılar gibi sakal bırakıyorsunuz. Şehirde kirli lastiklerle geziyorsunuz. Eğitimsizsiniz, çağdaş bir insan değilsiniz fakat biz sizin gibi miyiz? Biz çağdaşız.” Standart adam çok sinirlenmiş bir şekilde sakallı adama baktı, içinden “hadi artık ver şu adamın ağzının payını” diye geçirdi. Fakat sakallı adam hala sakindi. Standart giyinmiş adam artık dayanamayıp ayağa kalktı “bir dakika bayım, yanlışınız var. Siz bu insanlara Arap gibi giyiniyor diyorsunuz, fakat sizler Türklere ait olmayan kıyafetler giyiyorsunuz, şalvarı o, sosyal medyada paylaştığını hakkında bir bilgi bile bilmeden sözlerini yazdığını atalarımızda giyerdi. Sakal bıraktığı için bu adama yobaz ve dağlı dediniz, fakat siz daha çok dağlıya benziyorsunuz ve yobazsınız. Bunu da nereden çıkarttınız diye soruyorsanız eğer: konuşmalarınızdan, hareketlerinizden ve cahilliğinizden anladım. Düzgün konuşabilmeniz ve yazabilmeniz sizi eğitimli yapmaz. Eğitimli bir insan sizin gibi empati yoksunu, ahlaksız ve terbiyesiz değildir. Kendinize çağdaş dediniz, üzgünüm bayım fakat yanlışınız var: çağdaş bir insan, insanların düşüncelerine ve fikirlerine saygı gösterir. Fakat kelimelerinizden anlaşılıyor ki, siz giyiniş ve kuşamda çağa ayak uydurmuşsanız da zekâ ve düşünce olarak çağın çok gerisinde kalmışsınız. Bu karı-kocanın kirlenmiş bir lastiği var fakat ruhları ve beyinleri temiz, senin temiz ayakkabıların var fakat ruhun ve düşüncelerin pis. Ayrıca eğer masum bir kadını sebepsiz yere ağlattıysanız, kusura bakmayınız fakat sizden hayvan bile olamaz” dedi. Ve hızlıca hastaneden çıkıp gitti. Şık giyinmiş adam kıp kızarık oldu, titremeye başladı ve sinir komasına girdi. Şık giyinmiş adam dilini yuttuğundan nefes alamıyordu, karısı perişan olmuş bir şekilde yardım istiyordu. Sakallı adam elini şık giyinmiş adamın boğazına sokarak dilini çekti. Şık giyinmiş adam nefes almaya başladı, o günden sonra hiç ön yargılı davranmadı.
EleştirmenAdam.
Paylaş:

0 yorum:

Yorum Gönder

Google+

Takip Et

Günün Sözü

Hz. Muhammet'in Ümmeti, Atatürk'ün Askeriyiz. Biz Türk Cumhuriyetiyiz.

Öne Çıkan Yayın

Yanımda Sen Yok - Şiir Denemesi

Üzüm yiyim dedim; Üzüm teveğine* baktım, Üzüm yok. Neyse dedim incir yiyeyim; İncir ağacına baktım, İncir yok. Bari dedim sevdiğ...

Bu Hafta En Çok Okunanlar

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Sinan Acar. Blogger tarafından desteklenmektedir.