25 Mart 2018 Pazar

Karanlıktaki Adam Bölüm:7


Karanlıktaki Adam
EleştirmenAdam
Not: Bu yazı Paul AUSTER'in kitabından alıntı değildir. Bizzat EleştirmenAdam tarafından yazılmıştır.
Keyifli Okumalar dilerim
Ekrem’in evini gören yüksek bir tepeciğe çıktım. Paketimden sigaramı çıkartıp yaktım. Biraz etrafa bakındım; kapıda iki tane, avluda ikisi sağ tarafta ikisi sol tarafta dört adam vardı. Ellerinde Mk48 model taramalı tüfek vardı. Ekrem’i koruyan bu adamlarda emininki daha fazlası vardı. Eve sessizce sokulmam gerekiyordu çünkü eğer geldiğimden Ekrem’in haberi olursa, onu yakalayamadan kaçardı. İlk önce kapıdaki iki adamı halletmem gerekiyordu. Tepecikten indim. Kapıdaki adamlar beş dakikada bir, biri sağa diğeri sola olmak üzere gidip geliyorlardı. Sağ taraftan gelen adamı bekledim. Geldiğinde sakladığım yerden çıkıp boğazını iple sıkarak boğdum, boğulan adamı çalıların arasına attım. Ölen adamın yokluğunu fark edip diğerlerine haber vermemesi için hızlı olmalıydım. Ağzıma sigara koyup diğer adama doğru yürüdüm.
- hey sen, ne arıyorsun burada. Dedi adam. - sigaramı yakmam için ateşim yok, rica etsem sigaramı yakar mısın? Dedim.
Adam kabul etti, çakmak için elini cebine attığında, bıçağımla boğazını kestim. Onu da çalılığa attım. Sağ taraftan duvara tırmandım. İki kişi buradaydı, diğer iki kişi ağaçların yapraklarından dolayı görünmüyordu. Adamların biri orta boylu sakallı ve hafif kiloluydu, diğeri ise uzun boylu zayıftı. Bıçağımı elime aldım, orta boylu adamın üzerine atladım ve bıçağı boynuna soktum. Yerdeyken uzun boylu adamın ayağına vurarak yere düşürdüm ve onu da bıçaklayarak öldürdüm. Sık dikilmiş kısa çamların arkasına geçtim ve oradan diğer adamlara baktım. Biri sağda diğeriyse soldaydı. Usulca yaklaşıp sağdakinin boynuna bıçağı soktum, diğer adam fark etti, silahını çıkartmaya çalıştığı sırada diğer adamın boynundan bıçağı çıkartıp ona doğru savurdum. Bıçak tam istediğim gibi adamın tam boynuna girmişti, dışardaki adamların hepsini bu şekilde öldürdüm. Artık sesli olmanın zamanı gelmişti. Kapıyı kırarak içeriye girdim. Sağda tarafımda duran adamın boynunu sıkarak rehin aldım. Karşısındaki adamın kafasına sıktım, rehin aldığım adamın kafasına silahla vurup yere düşürdüm, kafasına sıktım. Merdivenlerden iki adam koşarak ve ateş ederek üstüme doğru geliyorlardı, kapıyı kendime siper edip ikisini de vurdum. Diğer adamları bekledim fakat ne gelen vardı ne giden. Yavaş yavaş, her yeri kontrol ederek ikinci kata çıktım fakat orada da kimse yoktu. İçinde bulunduğum durumu anladım, koşarak ikinci kata çıktım. Ekrem’in odasını bulup içeri girdim. Ben içeri girdikten yarım dakika sonra odadaki telefon çaldı, açtım. - Seni aptal, beni bu kadar kolay öldürebileceğini mi sandın?
Bölüm Sonu
Paylaş:

0 yorum:

Yorum Gönder

Google+

Takip Et

Günün Sözü

Hz. Muhammet'in Ümmeti, Atatürk'ün Askeriyiz. Biz Türk Cumhuriyetiyiz.

Öne Çıkan Yayın

Yanımda Sen Yok - Şiir Denemesi

Üzüm yiyim dedim; Üzüm teveğine* baktım, Üzüm yok. Neyse dedim incir yiyeyim; İncir ağacına baktım, İncir yok. Bari dedim sevdiğ...

Bu Hafta En Çok Okunanlar

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Sinan Acar. Blogger tarafından desteklenmektedir.