29 Nisan 2018 Pazar

Düş Oyunu Kitap İncelemesi


Düş Oyunu Kitap İncelemesi

Merhaba ben, EleştirmenAdam. Bugün inceleyeceğim kitap, yazarı AUGUST STRINDBERG olan DÜŞ OYUNU kitabıdır. Hadi başlayalım.
Kitap Adı: DÜŞ OYUNU
Yazar Adı: AUGUST STRINDBERG
Türü: Tiyatro
Sayfa Sayısı: 96
Çeviren: Afif Obay          
Yayın Evi: Cumhuriyet Yayınları

Kitabın Konusu

Tanrı İndra’nın kızı insanları incelemek için dünyaya iner. Dünyaya indikten sonra; dünyanın zorluğunu, adaletsizliğini ve tuhaflığını gördükçe “Yazık bu insanlara” der. Dünyanın zorlukları; çalışmak, evlenmek, çocuk bakmak gibi insanların her gün sil-baştan iş yapmalarına şaşırır kalır. Bir tanrı kızının gözünden dünya nasıl görünüyor ve dünya tanrı kızına kolay mı gelir? Merak ediyorsanız bu kitabı okuyun.

Kitap Hakkında Düşüncelerim

Son günlerde tiyatro kitapları okumaya başladım, her hafta eğer okul kütüphanesinde bulabilirsem alıp okuyorum. Bu kitapta; iyi ki denk gelmişim, iyi ki okumuşum diyebileceğim bir kitap ve güzel bir tiyatro oyunu. Baya bir süredir insanların her gün aynı işi bir robot gibi yaptıklarına şaşırıp kalıyordum. Bir insan nasıl her gün sabah erkenden kalkıp, iş yerine gider ve yoğun bir şekilde çok az bir mola vererek çalışır. Hadi bunu bir gün yaptın, iki gün yaptın tamam eyvallah ama hayatı boyunca bu şekilde bir insan nasıl çalışır anlam veremiyordum. Tabi hayat şartları diyenleriniz olacak fakat insan kendine fırsat yaratmalı ve robot gibi yaşamamalı. Bu kitap da tanrının kızı insanların bu gün yaşadığı zorluğu uyuyup tekrar yeni bir güne uyandıklarında sil baştan yapmalarına çok şaşırıyordu “İnsan olmak ne kadar zormuş” diyordu. Dünyadaki acı gerçekleri, sıkıcılığı ve hataları gösteren bir kitap, çok güzel ve anlaşılır bir şekilde güzel Türkçemize Afif Obay tarafından çevrilmiş. Sadece tiyatro severlerin değil bütün okumayı seven insanların okuması gereken bir kitap. Farkındalıklı insanların hoşuna gideceğini düşünüyorum.

Alıntılar

“Bir gün bir çocuğa sormuştum, deniz neden tuzludur diye. Babası uzun bir sefere çıkmıştı. Çocuk hemencecik karşılık verdi: Deniz tuzludur, çünkü denizciler durmadan ağlarlar! Neden denizciler böyle çok ağlar ki! Çünkü, dedi, yolculukları bitmez… Onun için de mendillerini hep direklere asıp kuruturlar! Gene sordum: Ya niçin insanlar üzgün olunca ağlar? Çünkü, dedi, daha duru görebilelim diye gözlerin camını ara sıra yıkamak gerek!”

“-Ama nedir bu bitip tükenmeyen yakınmalar? Yaşamanın sevinçli bir yanı yok mu hiç?
-Var. En tatlısı, hem de en acısı, sevgidir. ...En yücesi, hem de en aşalığı!
-Onu bir denesem!
-Benimle mi?
-Seninle. Sen sığlıkları, kayalıkları biliyorsun; oralara düşmeyiz.”

“-Böylesine biz boş laf deriz. Saçma sapan söz!
-Ama bu sözle beni ta yüreğimden yaraladı.
-Aslında o da bu amaçla söyledi ya... İnsanlar böyledir işte.”

Okuduğun için teşekkür ederim, iyi ki varsın.
Kendine değer ver, benim için değerlisin. (Bu mesaj sadece iyi insanlar yazılmıştır.)
EleştirmenAdam.




Paylaş:

0 yorum:

Yorum Gönder

Google+

Takip Et

Günün Sözü

Yemek bedenin, açlık ruhun gıdasıdır.

Öne Çıkan Yayın

Ara Veriyorum

Merhaba ben Sinan Acar. Liseden bu sene mezun oldum ve meslek lisesi okuduğum için gerek okul ve gerek staj yaparken üniversite sınavı...

Bu Hafta En Çok Okunanlar

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Sinan Acar. Blogger tarafından desteklenmektedir.