26 Nisan 2018 Perşembe

Karabibik Kitap İncelemesi


Karabibik Kitap İncelemesi

Merhaba ben, EleştirmenAdam. Bugünkü İnceleme yazımda yazarı değerli yazarlarımızdan Nabizade Nazım olan Karabibik kitabını inceleceğim.

Kitabın Adı: Karabibik
Kitabın Yazarı: Nabizade Nazım (Ahmet Nazım)
Sayfa Sayısı: 112
Yayın Evi: Anonim Yayıncılık
Önemi: İlk Gerçekçi köy romanı – TÜRK KLASİKLERİ
Kitabın İçindeki Hikayeler: “Karabibik”, “Yadigarlarım”, “Hala Güzel

Kitabın Arka Kapağındaki Açıklama

Ertesi gün Karabibik yatağından sıçrayarak kalktığında güneş henüz doğmak üzereydi. Kalkar kalkmaz dolma gibi bir sigara tutuşturdu. Ocak sönmüş koru bile geçmişti. Huri hala horul horul uyumaktaydı. Karabibik kızını ayağıyla dürterek:
“Hey! Huri! Zıpla görem… Gün çıkıyo be… Dihiy…” diye bağırdı.
Huri gözlerini yan açarak bir şey homurdandı. Sağ yanından sol yanına dönerek babasına sırt çevirdi. Karabibik’in bu tembel kızla uğraşacak zamanı yoktu. Eski püskü ceketini arkasına taktığı gibi kapıdan fırladı. Hava oldukça ayazdı. Dolunaya yakın bir ay, batı ufkuna doğru inmeye başlamıştı.

Kitap Hakkında Düşüncelerim

Kitap köy romanı olduğu için şiveyle yazılmış, bu yüzden bazı sözcükleri anlamayabilirsiniz. Kitabın içinde en çok beğendiğim hikaye “HALA GÜZEL” hikayesi oldu. “Hala Güzel” hikayesinden sonra en çok beğendiğim ise “Yadigarlarım” oldu. Karabibik hikayesi bana biraz yarım kalmış gibi geldi. Belki de ilk köy romanı olduğu içindir. Okuduğunuz için pişman olmayacağınız bir kitap, ayrıca diğer hikayeler “Hala Güzel” ve “Yadigarlarım” hikayeleri anlaşılabilir ve sade bir dille yazıldığından herkes anlayabilir. Yabancı kelimeler kullanılmamış tamamen yalın bir Türkçe ile yazılmış, bütün edebiyat severlere tavsiye ederim. Okuyacaklara şimdiden iyi okumalar dilerim.

Alıntılar

“Aşk! İşte en anlamsız, işte en anlamlı kelime… Aşka anlam verebilenlerce aşkın anlamı vardır. Anlam veremeyenlere göre anlamsızdır.” – Yadigarlarım

“Aşk Ne Olursa Olsun Doğaldır.” – Yadigarlarım

“Zavallı insanlar! Aşk girdabı içinde döne döne, bata çıka bir felaket denizine doğru sürüklenip giderler de hala kendilerini aşk ile pençeleşmeye teşvik ederler!..” – Yadigarlarım

“Güneş Batıyor Bende Yok Oluyorum.” – Yadigarlarım.

“Nazlı başkent: Ne hazin görünümün var, ümidimi sana emanet bırakıyorum. Mutlu ol!”
“Aşktan yakayı kurtarmak için iki çare varmış: Birisi uzun süreli ayrılık, diğeri her zaman kavuşmuş olmak. Ben ikincisine kavuşamadım. Doğal olarak birincisini seçtim.” – Yadigarlarım.

“Aşk kainatta neler yapmıyor? Güneşler mi parlatmıyor? Yıldızlar mı söndürmüyor? Dünyalar mı ortaya çıkartmıyor? Dünyalar mı yıkmıyor? Canlar mı yakmıyor?” – Yadigarlarım.

“Derler ki sevda insanın ahlakını düzeltir; bozsa da sevelim: mademki insanız.” – Yadigarlarım.

“Bir bahane ile fahri dışarı çıktığı zaman Fahriye her türlü tedbiri ve ölçülü davranmayı bir kenara atarak yalvarır bir şekilde dedi ki: Yüzüme bir kerecik olsa niye bakmıyorsun? Safder’in gözleri elinde olmaksızın Fahriye’nin yüzüne yöneldi. Yine derhal yere indi. Bu çarçabuk bakış Safder’in heyecanını arttırmış oldu. İçinden bir ses “HALA GÜZEL” demişti.”

Okuduğun için teşekkür ederim, kendine iyi bak.
Kendine değer ver, Benim için değerlisin. (Bu mesaj sadece iyi insanalar için yazılmıştır.)
EleştirmenAdam.
Paylaş:

0 yorum:

Yorum Gönder

Google+

Takip Et

Günün Sözü

Yemek bedenin, açlık ruhun gıdasıdır.

Öne Çıkan Yayın

İhtimal Ki - Şiir

İhtimal ki şu an aynı anda Gökyüzüne bakıyoruz; İhtimal ki aynı anda Kuşlara selam veriyoruz; İhtimal ki aynı Türküyü Dinliyor...

Bu Hafta En Çok Okunanlar

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Sinan Acar. Blogger tarafından desteklenmektedir.