2 Mayıs 2018 Çarşamba

Başarı Hikayesi


Başarı Hikayesi - EleştirmenAdam

Umut, sabah sekiz buçukta çalar saatin kulak yırtıcı melodisiyle uyandı. Umut, on altı yaşında ergenlik çağında bir genç, çoğu yaşıtı gibi onunda sevgilisi var ve yine bu yaştaki çoğu genç gibi o da aşık olduğunu sandığı kıza hayatını vereye hazırdı. Gözlerini açtığı gibi çalar saatini kapadı, gülümseyerek esnedi. Perdenin ufacık açık kalan yerinden içeri giren güneş sızıntısı Umut’un yüzünü aydınlatıyordu. Yatağından kalkıp perdeyi yana çekip camı açtı, kafasını dışarıya uzatıp derin bir nefes aldı. Bugün güne çok mutlu uyanmıştı, sanki bugün hiçbir olay onun bu güzel hayatını mahvedemezdi. Tuvalete gidip önce tuvaletini yaptı, onun ardından elini yüzünü yıkayıp odasına geçti. Odasındaki temiz havluyla yüzünü sildi, üstünü giyindi, çantasını hazırladı. Okul yoluna koyuldu. Okula giderken bile hayat ve adı gibi Umut doluydu. Okula vardı, arkadaşlarının yanına geçip oturdu. Asıl hikayeye geçmeden önce Umut’u azda olsa tanıyalım: normalde hiç konuşkan değildi, ne soru sorardı, ne de sorulan soruları doğru dürüst cevap verirdi. İçine kapanık, evden çıkmayan bir gençti. Sevdiği kız yani sevgilisi ona kötü bir söz söylediğinde hemen gözleri dolardı, bu kadar duygusal bir gençti. Yalnızken kitap okur, boş zamanlarında şiirler yazar, insanların çoğu davranışına da sinir olurdu.  Umut hakkında bu kadar ayrıntı yeter. Şimdi gelelim asıl hikayeye, arkadaşlarının yanına oturdu, arkadaşlarının aralarında bir iki kişiyi seviyordu fakat diğerlerinin yanında mecburi oturmuştu. Aralarından kitap okuma düşmanı olan Kerem önlerinden geçen kızları göstererek onlar hakkında kötü sözler söylüyordu. Kerem’in söylediklerine göre bu kızların ne namusu vardı ne de başka bir şeyleri vardı. Umut içinden Kerem için: “Ne kadar pislik, sağ sola saldıran bir hayvana benziyor” diye geçirdi. Bu sefer önlerinden engelli bir kız geçiyordu. Kerem arkadaşlarına dönüp: “Şunun yürüyüşüne bakın penguen gibi böyle özürlüleri okula gönderenler aptaldır. Daha yürümeyi bilmiyor, nasıl okuyup yazsın bu!” diyerek alay etti. Bu sözleri duyduktan sonra Umut’un kalbine ağır bir öküz oturmuş gibi oldu, sanki içindeki bütün organlar siyahlaşmış ve kalbinin etrafında kötü ruhlar geziyormuş gibi hissetti, sonra bir anda kendini kaybederek Kerem’e sert ve sıkı bir yumruk attı. Yumruğu burnuna yedikten sonra afallayan Kerem, kendine gelince Umut’a tekme tokat girişti, Umut’un ağzından ve burnundan kanlar akıyordu. Ayırmasalar, Kerem, Umut’u daha fena ederdi, neyse ki Umut’un arkadaşları kavgayı ayırdı. Dayak yedikten sonra Umut sınıfa girdi, apar topar çantasını alıp çıktı. Burnundan akan kan damlaları okulun koridoruna damladı. Okuldan çıkıp eve doğru yürümeye başladı. Bir çeşme bulup ağzını yüzünü temizledi. Çeşmeden kafasını kaldırdığında bir bağırış sesi duydu, kafasını sesin geldiği yöne çevirdi. Zabıtalar pilav satan adamın arabasına el koymaya çalışıyordu, pilavcıda direniyordu. Bir taraftan zabıtalar bir taraftan da pilavcı arabayı çekiştirince pilav arabası devrildi. Yere düşen pilavları gören pilavcı bir yandan ağladı bir yandan da lanetler etti. Umut bu olayı izleyince kalbini bir kemerle sıkıştırıyorlarmış gibi hissetti. Kalbi sanki o kadar şişmişti ki her an patlayabilirdi. Çeşmeye eğilip bir avuç su içtikten sonra evine giden bir ara yola girdi. Yürürken kenarda sefil halde dilenen bir dilenci gördü, biraz uzağında durup izledi. Dilencinin yanından geçen insanlar sanki orada hiçbir insan yokmuş gibi yanından hızlıca geçip gidiyorlardı. Bu durumu çok aciz ve çok acımasızca gördü. Elini cebine attı, sabah aldığı harçlık hala cebindeydi, cebinden çıkartıp dilencinin önüne gidip dilencinin önüne attı. Biraz uzaklaştıktan sonra aklından “Aslında böyle oturarak dilenen insanlara para vermemek lazım. Bazı insanlar yara bandı, tırnak makası gibi küçük ama gerekli malzemeler satıyorlar ve aldığımızda bir sürü dua ediyorlar. Bu dilenciye para atmamın nedeni dilencinin önünden geçen kendini beğenmiş insanlara inat olsun.” Diye geçirdi. Düz devam ederken sağa döndü ve dona kaldı. Yolun ortasında bir adam demirle köpeği dövüyordu. Köpeğin ciyaklama sesi her yükseldiğinde sanki Umut’un kalbine hançer saplanıyordu. Hemen adama doğru koştu elinden sopayı almaya çalıştı, adam bu sefer elindeki sopayı Umut’a vurmaya başladı. O arada köpek kaçtı, yoldan geçen insanlar hemen koşarak kavgayı ayırdılar. Umut o kadar dayak yemişti ki yerden kalkacak hali, enerjisi kalmamıştı. Kendini zorlayarak en sonunda kalkmayı başardı. Yolun sonunda bir hayrat vardı, orada hem su içerim hem de otururum diye düşündü. Topallayarak hayrata vardı. Elini yüzünü yıkadı, suyunu içti, düşünmeye başladı: “İnsanlar çok aptal, kendilerine bakmadan başkalarına laf atıyorlar. Çok caniler, hayvandan daha hayvanlar. Vicdanları yok, merhametleri yok, beyinleri yok, beyinsiz mahlukatlar. Bir hayvana zarar verildiğinde kimse ayırmıyor. Yardıma muhtaç olunduğunda yardım etmiyorlar. Kendi kız kardeşleri hariç bütün kızları kötülüyorlar.” Diye düşündü. Artık eve gidip uyumak istiyordu. Ayağa kalktı yürümeye başladı. On beş dakika sonra eve vardı, üstünü başını düzeltti, topallayan bacağını sıktı ve kapıya tıkladı. Kapıyı sinirle babası açtı. Büyük ihtimal okuldan aramışlardı ve söylemişlerdi Umut’un okuldan kaçtığını. Umut’un babası “gir, içeri gir, okuldan kaçmak neymiş gösterecem ben sana” dedi. Umut içeri girdi, babası iki tane tokat attı. Umut koşarak odasına girdi kapıyı kilitledi. Bu kötü olaylardan sonra ailesinden destek beklerdi, fakat onlarda Umut’u hüsrana uğratmışlardı. Umut’un kimseye güveni kalmadı bir kişi dışında “O, eğer hayatımda olmasaydı, intihar ederdim.” Diye düşündü. Gözyaşlarını artık salıverdi. Gözyaşlarıyla beraber uykuya daldı. Uyandığında vücudundaki ağırlık halen daha vardı. Birde buna baş ağrısı eklenmişti. Telefonunu eline aldı, sevgilisinden bir sürü mesajlar gelmişti, mesajların bazıları şunlardı:
- Umut babam sevgili olduğumuzu öğrendi, ayrılalım.
- Kendine iyi bak, bir daha mesaj atma.
Bu mesajlardan sonra Umut hemen cevap yazmaya çalıştı ama nafile engellemişti, kız onu, aramaya çalıştı oradan da engellemişti. Umut bir sinirle telefonu duvara fırlattı, telefon param parça oldu. Artık son çareyi intihar olarak gördü. Odasındaki bütün hapları içti fakat haplar Umut’un sadece midesini bozdu ve ishal yaptı. O da ölümün bu kadar kolay olmayacağını anladı. Bugünden sonra kendine söz verdi, başarılı bir insan olma sözü. Kendini psikoloji alanında geliştirdi. Bol bol kitap okudu, kırılan telefonu yerine de telefon almadı. Meslek lisesi okurken, kendini geliştirerek üniversite psikoloji bölümünü kazandı. Bu okulu da başarıyla bitirdi ve psikoloji uzmanı oldu… Yıllar sonra ismini çok iyi bildiği bir hasta geldi. Bu hasta eski sevgilisiydi. Kocasından şiddet gördüğü için psikolojisi bozulmuştu ve psikoloğa gelmişti. Umut eski sevgilisini görünce eline sarıldı, ellerini öpücüklere boğdu ve “Sana sonsuz teşekkürler borçluyum, hayatımın dönüm noktası sensin, sen olmasaydın buralara gelemezdim. Eğer benden ayrılmasaydın ve bende başarma hissi uyanmasaydı ben bir hiçtim.” Dedi.
Okuduğun için teşekkür ederim, kendine iyi bak.
kendine değer ver, benim için değerlisin.
görüşmek üzere… (Bu mesaj sadece iyi insanlar için yazılmıştır.)
EleştirmenAdam.

Paylaş:

4 yorum:

  1. Eline sağlık, güzel bir yazı olmuş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, yorumun içinde sağ ol, var ol :)

      Sil
  2. "Etme bulma dünyası bu dünya" derler aslında bu tip olayları anlatmak için. her insanın yaşamında acı olan, acılarla bezenmiş olan döngüler vardır ancak çok azı düzlüğe çıkabiliyorlar. Umut şanslılardan birisiymiş kendi azminin sayesinde. Acıyı bal'a dönüştürmüş. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet aynen öyle fakat herkes Umut kadar azimli olamıyor malesef.

      Sil

Google+

Takip Et

Günün Sözü

Hz. Muhammet'in Ümmeti, Atatürk'ün Askeriyiz. Biz Türk Cumhuriyetiyiz.

Öne Çıkan Yayın

Yanımda Sen Yok - Şiir Denemesi

Üzüm yiyim dedim; Üzüm teveğine* baktım, Üzüm yok. Neyse dedim incir yiyeyim; İncir ağacına baktım, İncir yok. Bari dedim sevdiğ...

Bu Hafta En Çok Okunanlar

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Sinan Acar. Blogger tarafından desteklenmektedir.