12 Mayıs 2018 Cumartesi

Yazıyoruz Ama Kime?


Yazıyoruz Ama Kime?

Merhaba ben, EleştirmenAdam. Geçenlerde bir arkadaşımı saçını kestirirken beklediğim berber dükkanında otururken aklıma gelen bir düşünceyi sizlere aktarmak istiyorum. Düşüncemin sorusu, yazıyoruz, doğru veya yanlış birilerine bir şeyler anlatmaya çalışıyoruz ama kime? Cevabını düşününce biraz hayal kırıklığına uğradım diyebilirim.

Her gün yazıyoruz; kimi zaman içimizi döküyoruz, kimi zaman hikaye yazıyoruz, kimi zaman şiir yazıyoruz, kimi zaman deneme yazısı yazıyoruz, kimi zaman eleştiri yazısı yazıyoruz, kimi zaman insanların yanlış düşüncelerini düzeltmesi için yazılar yazıyoruz, kimi zaman insanların bilgilenmesi için bilgi yazıları yazıyoruz, kimi zaman insanlarımız tarihini yanlış bildiği için doğru tarih yazıları yazıyoruz, kimi zaman zamanın eskitmiş olduğu ustaları kaleme alıyoruz. Bazen sayfalarca bazen de iki satır yazı yazıyoruz. Sadece yukarıda belirtiğim konularda değil her konuda insanları bilgilendirmek için yazılar yazıyoruz. Çoğu yazımızda kitap okumanın ne kadar yararlı olduğunu ve bu yazıyı okuyanın da kitap okumasını öneriyoruz.

Şimdi insanları eleye eleye bizim makalelerimizi kimlerin okuduğunu bulalım.
Öncelikle makalelerimiz Türkçe olduğu için Türk insanı okuyor makalelerimizi, Çoğumuz kendi kişisel web sayfasında yayınlıyor bu makalelerini, çoğumuzun yazısı ne gazetede çıkıyor ne de dergide bu yüzden bizim yazılarımızı sadece web sitesinin ne olduğunu bilenler okuyabilir. 
Konferans, söylev gibi konuşmalara da çıkmıyoruz. Sadece ama sadece internete girecek telefonu veya bilgisayarı olanlar okuyabilir bizim makalelerimizi. Kitap, veya herhangi bir yazı okumayan insanları da elersek eğer, internete girebilen okuyuculara ulaşabiliyoruz. Çok tanınmadığımız, çok büyük bir kitlemiz olmadığı için de sadece bizi tanıyan okuyucular okuyor yazılarımızı. Daha çok eleriz bu şekilde kısacası eleye eleye elde bir avuç insan kalıyor. Bu insanlarda yazarlar ve okuyucular oluyor.

Bizim burada insanların düzelmesi için yazdığımız yazıları sadece düzelmiş insanlar okuyor kısacası… yani bizim burada yazdığımızı karşıdaki okuyucuda biliyor. Bizim amacımız neydi peki? Yanlış düşünen insanları düzeltmekti. Maalesef ki bizi yanlış düşünen insanlar okumuyor, zaten yanlış düşünen insan yazı okumayı sevmiyor. Bizim köylerde yaşayan insanlar için, kahvehanede oturan insanlar için, hayvanlara eziyet eden insanlar için, dini kullanan insanlar için ve farkındalığı olmayan insanlar için yazdığımız yazılar onlara ulaşmıyor. İnsanların farkındalığı için yazdığımız yazıları sadece farkındalıklı insanlar okuyor. Bir sürü harfleri kelimeler ve cümleler kuruyoruz yazımızı okuyan insanlar düzelsin diye fakat o yazılarımızı zaten düzgün insanlar okuyor. Peki böyle olunca amacımıza ulaşmış oluyor muyuz? Bence hayır…

Hepten de motivasyonumu düşürmedim ama en azından şiirlerimizi şiirden anlayan insanlar okuyor, yazılarımızı düşünebilen insanlar okuyor.

Bunu düzeltmek için neler yapılabilir kendimce düşündüm mesela; magazin, siyaset ve diğer insanı yoran şeylerden ırak sadece yararlı bilgi, şiir, makale gibi konuları barındıran gazeteler çıkarılmalı ve fiyatı çok ama çok az olmalı. Her esnafa zorunlu olarak verilmelidir. Köylerde konferanslar, söylevler yapılmalı. Bizim ulaşamadığımız insanlara böyle çeşitli yollarla ulaşmamız gerekli diye düşünüyorum. Sizin de eğer bu şekilde de ulaşabiliriz dediğiniz bir yol varsa yorumlarda belirtmeyi unutmayın.

Okuduğun için teşekkür ederim, kendine iyi bak.
kendine değer ver, benim için değerlisin. (Bu mesaj sadece iyi insanlar için yazılmıştır.)
EleştirmenAdam.

Paylaş:

13 yorum:

  1. Çok doğru bir konuya değinmişsiniz. İnşallah gerçekleşir. 👏

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah :) yorumunuz için teşekkür ederim.

      Sil
  2. Bilgilendirici, öğretici yazıları internet ortamında paylaşmak okyanusta bir damla diye düşünüyorum. Çünkü okuyan kesim zaten çok az, hele internette vakit ayırıp okuyan kesim çok çok daha az. Bu,bir eğitim politikası, medya hamlesi olmadıkça geniş kitlelere yayılamaz diye düşünüyorum. Çünkü internet her ne kadar çok yaygın olsa da, kaç işi öğrenmek, araştırma yapmak için kullanıyor bu teknolojiyi kocaman bir soru işareti...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kocaman soru işaretinin bir gün netleşmesi dileğiyle... Yorumunuz için teşekkür ederim.

      Sil
  3. Son zamanlarda bende senin gibi düşünmekteyim. Bloğuma beklediğim yorumların gelmemesi başarısız ve işe yaramıyor hissi verdiğinden pek yazı yazmak içimden gelmiyor. Benimde amacım senin gibiydi yazmak, yazdıkça farkındalık oluşturup kişin kendini fark etmesi ve yüceltmesi idi. Çünkü boşuna gelmedik bu dünyaya ve bir fark ortaya çıkarmalıyız.
    Yine de vazgeçmemek gerekir. Bir kişiye bile ulaşsa yazımız, faydası olsa bizim amaç oldu demektir. Daha çok okumalıyız bunu en önce kendimiz yapmalıyız kendimizi oldukça geliştirmeli faydamız olmalı ki sonra başkalarına bizde faydalı olabilelim. Türkiye bunu yapanlar var bizde önemli bir yere gelmek istiyorsak en önce kendimizi geliştirip bir slogan bulmalı ve onunla ilgili bir yol izleyerek hayalimizi gerçekleştirmeliyiz. Yazınız çok güzeldi sevgilerimle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazım için söyledikleriniz için teşekkür ederim. Söylediklerinizde haklısınız kendimizi daha çok geliştirmeliyiz. Büyük kitlelere elbet bir gün hitap ederiz.

      Sil
  4. Okuduklarını kendine göre yorumlayan, öz eleştiri yapmak yerine, at gözlükleriyle bakarak yaşamına/yaşadıklarına yeni bir yön verme duygusunu kaybetmişler için, ne kadar zor doğru bulduklarını hayata geçirmek, yanlış olanı düzeltmek... Etkin olamadığımız beyhude bir çaba söz konusu. Pasif direniş belki. Ama amaç baki. Umarım, -ütopik bulduğum, söz ettiğiniz konferanslara bir gün bizler de dahil olabiliriz. Ya da köylerde uygun fiyata satışa çıkarılmış gazeteler bir şekilde bizim de elimize geçer. Mis gibi köy havası alıp gelmiş taze şiirlerin arasında dolaşmak kime iyi gelmez ki...
    Sevgilerimle. .)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız bu konuda, inşallah istediğimiz gibi olur her şey. Yorumunuz için teşekkür ederim.

      Sil
  5. Bunu bir zamanlar çok sorun ediyordum. Okunma sayım gün geçtikçe düşüyordu. Sonra dedim ki: Kimse okumuyorsa okumasın en azından tarihe not düşmüş oluyorum ve yazılarımı kendim için yazmaya başladım. Önceden nasıl düşünüyordum ve şimdi hala aynı şekilde düşünüyor muyum acaba sorusuna cevap bulmak için yazmaya devam ediyorum. Eğer el ile tutulur sayıda yazı yazdığımı hissettiğimde bu yazıların hepsini düzenleyip kitap haline getirmeyi düşünüyorum. Belki o zaman ulaşabileceğim kişiler artar diye ümit ediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu da güzel bir bakış açısı. İnşallah bir gün istediğiniz olur. Yorumunuz için teşekkür ederim.

      Sil
  6. Blogcular kendimiz yazıp kendimiz okuyoruz. Olayı iyi anlatmışsın kardeşim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eyvallah abi, yorumun için teşekkür ederim.

      Sil

Google+

Takip Et

Günün Sözü

Yemek bedenin, açlık ruhun gıdasıdır.

Öne Çıkan Yayın

Ara Veriyorum

Merhaba ben Sinan Acar. Liseden bu sene mezun oldum ve meslek lisesi okuduğum için gerek okul ve gerek staj yaparken üniversite sınavı...

Bu Hafta En Çok Okunanlar

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Sinan Acar. Blogger tarafından desteklenmektedir.