18 Temmuz 2018 Çarşamba

Yol Tarifi


Yol Tarifi

Ali ilk defa geldiği şehirde bir adres aramaktaydı. Bu adresi kime sorsa “Ben bilmiyorum ama kime sorsan gösterir” cevabını alıyordu. En sonunda Mehmet’e denk geldi.

Ali: Pardon şu kağıttaki adresi biliyor musunuz?
Mehmet: Tabi ki de biliyorum, hiç bilmez olur muyum?
Ali: Madem biliyorsunuz lütfen tarif eder misiniz?
Mehmet: Tabi tarif etmem mi?
Ali: Ee edin hadi o zaman
Mehmet: Az ilerde Atatürk heykeli var biliyo musun?
Ali: Bilmiyorum
Mehmet: Bir ara git bi bak, baya heybetli yapmışlar çok güzel olmuş
Ali: Tamam bakarım bi ara gelip
Mehmet: Onun hemen karşısında cami var, onu bildin mi?
Ali: Orayı bilseydim Atatürk heykelini de bilirdin dimi?
Mehmet: Doğru. Heykele bakmaya gelince o camiye de gir bi bak tam bir sanat eseri
Ali: Tamam beyefendi oraya da bakarım
Mehmet: Caminin hemen yanında da kokoreççi Yaşar usta var orada da bi kokoreç ye. Çok güzeldir oranın kokoreci yeme de yanında yat
Ali: Niye yanında yatayım nimetin ya? Artık tarif etsen şu adresi
Mehmet: Tamam tarif edecegum. Ne kızıyosun ya?
Ali: Edecegum mu dedin daha demin sen?
Mehmet: Evet. Lazım sinirlenince şivem çorap gibi kaçayi
Ali: Oo hemşerum ya baştan desene. Bende kendumi sikayrum. Güzel konuşmak için yav
Mehmet: Uy essah disiyisin ha. Neresundan, nerelisun sen?
Ali: Çay elililiyim
Mehmet: Liler çok olmadı mı ya?
Ali: Çayelilili, Çayeliliyim, Çayelilili lililili lililili yar Çayelilili lililili lililili yar
İkisi bir: yüzüm güldü sayende içim huzurla doldu kaderimde yazan aşk sonunda beni buldu
Mehmet: Yav yeter yav yeter, benimde kafami karıştıraysun yav.
Ali: Memlekete gelunce bi ara misafirum ol da
Mehmet: Olmam mi da, Çayelundan ötede midur evin yokda içinde midur?
Ali: İçindedur
Mehmet: He iyi iyi, Çayelundan ötede olsa idi gelmezdum
Ali: E niye da?
Mehmet: Çay elundan öteye gidemem yali yali gidemem gidemem yali yali gidemem yali
İkisi bir: Sırtındaki sepetun ben olayım hamali ben olayım hamali ben olayım ha
Ali: Dayanamayrım ha bu Türküye yav. Neyse ho adresi verde gideyum da
Mehmet: Ben bu adresi bilmiyorum ya, ne yapacağımı şaşırdım. Senle biraz muhabbet etmek için Karadeniz şivesi yaptım. Zaten şiveyi de iyi yapamadım. Normalde ben Kastamonunuluyum, Kastomonuyum, Kastomonululuyum… Her neyse ya memleketim Kastamonu işte
Ali: E sinirlenince şiven kaçıyodu hani? Hepsi birer yalan mıydı?
Mehmet: Şivem kaçmamıştı ki dilim şüştmüştü, şüvüştmüştü, sürtmüştü… ya ben kelimeleri niye doğru söyleyemiyorum. Yazarda yazamadığı kelimeleri bana kitledi.
Ali: Oluyo öyle ya, baktı kelimenin doğrusunu bilmiyo hemen karaktere kitliyo
Mehmet: Sende normal konuşmaya başladın?
Ali: Ne diyisun ya, ne normal konuşmasi
Mehmet: Ya bırak yeme beni ya, güzelde yapamıyon zaten şiveyi
Ali: Harbi mi ya?
Mehmet: Evet
Ali: Baştan söylesene o zaman. Bende şive yaptım hemşerin sanar yardım edersin diye
Mehmet: Gerçek memleket nere?
Ali: Denizliliyim
Mehmet: Oo tek seferde söylemeyi başardın
Ali: Neyse ver şu adresi ben başkasına sorarım. Sora sora göl olur.
Mehmet: Bağdat bulunur değil miydi o?
Ali: Akıl mı bıraktın bende canım?
Mehmet: Ama sen başlattın şekerim
Ali: Bilmiyosan bilmiyorum deseydin bebeyim
Mehmet: Çok yalnızım ama çikolatam
Ali: Ne yapıyoruz biz ya iyice pislikleştik, hadi gidiyom ben
Mehmet: Görüşürüz tereyağlı ballı ekmeğim…

Okuduğun için teşekkür ederim, iyi ki varsın.
Kendine değer ver, kalbinin kırılmasına izin verme!

Paylaş:

0 yorum:

Yorum Gönder

Google+

Takip Et

Günün Sözü

Yemek bedenin, açlık ruhun gıdasıdır.

Öne Çıkan Yayın

Ara Veriyorum

Merhaba ben Sinan Acar. Liseden bu sene mezun oldum ve meslek lisesi okuduğum için gerek okul ve gerek staj yaparken üniversite sınavı...

Bu Hafta En Çok Okunanlar

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Sinan Acar. Blogger tarafından desteklenmektedir.